Aslında köşe yazılarını ve köşe yazarlarını çok nadir okurum. Bazen köşe yazıları karşıma çıktığında başlık ilgimi çekerse okurum. Ancak size buradan iki köşe yazarından bahsedeceğim birincisi hakkında çok kısa, ikincisi hakkında birazcık uzun bir şeyler yazacağım. İkisi de Hürriyet gazetesi yazarı.

Birincisi Ahmet Hakan. Eskiden okuduğum, ara ara yazılarını takip ettiğim bir yazardı. Ne zaman ki Hürriyet gazetesi el değiştirdi, Ahmet Hakan’ın kendisi de değişti. Olay iktidarı ya da muhalefeti tutması değil. Yazılarının ayarının kaçmış olması. O yüzden artık başlığı ilgimi çekse de karşıma çıktığında okumuyorum.

İkincisi Abdulkadir Selvi. Abdulkadir Selvi de Hürriyet gazetesi yazarlarından. Üstelik yazılarından iktidar tarafından olduğu apaçık belli. Ancak benim için iktidarı ya da muhalefeti tutması önemli değil. Yazıları güzel analizler, güzel yorumlar, güzel kulis bilgileri içeriyordu. Ancak iki tane yazısı beni hayal kırıklığına uğrattı.

Birinci yazısı “Bakana ‘Projeyi siz mi durdurdunuz’ diye sordum” başlıklı yazısıydı. Yazının sonunda HDP ve İYİ Parti ilişkilerine değinmiş ve sonunda şöyle bir cümle kullanmış “Peki bu suçlamaların bir siyasi sonucu olacak mı ? Yoksa İYİ Parti ile HDP, ekranlarda hakaret edip seçimlerde işbirliğine devam edecekler mi?”.

İktidar ısrarla CHP ve İYİ Partiyi, HDP ve PKK ile işbirliği içindeymiş gibi gösterme gayretinde. Bu amaçla bütün medya gücünü kullanmaktan da çekinmiyor. HDP ve PKK iktidarı sevmeyebilir sırf bundan dolayı muhalefet partilerini de destekleyebilirler. Ancak bu muhalefet partilerinin de onları desteklediği anlamına gelmez. CHP ve İYİ Parti’yi, HDP ile işbirliği içindeymiş gibi gösterme oyunu yerel seçimlerde tutmadı. Bundan sonra da tutmayacak. Bu işten vazgeçin artık. Beni üzen ise Abdulkadir Selvi’nin de böyle bir şeyi dile getirmiş olması. Bu oyuna alet olması.

Aslında başka bir yazısından iktidarı aklama çabası içinde olduğunu çıkarabiliyoruz. O yazısı da “Koronavirüs sürecinde anketler ne gösteriyor?” başlıklı yazısı. Bu yazıda Abdulkadir Selvi hükümeti aklama çabası içerisine girmiş. Şu bir gerçek ki hükümet koronavirüs sürecini başarılı bir şekilde yönetti. Bunun bir nebze de olsa şuanda hükümetin oylarına etkisi olabilir. Ancak Abdulkadir Selvi’nin yazısında değindiği kadar da olduğunu sanmıyorum.

Bana kalırsa salgın sürecinden dolayı da olsa iktidarın oyları çok da artmıyor. Bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinden de anlıyoruz. Birincisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son zamanlarda en can alıcı konuşmalarının ya başına ya da sonuna hep CHP’y koyuyor. CHP’yi PKK ile eşdeğer tutmaya çalışıyor. Örneğin salgın ile ilgili oldukça güzel açıklamalar yapıyor, alınan önlemlerden, yapılanlardan bahsediyor. Konuşmasının sonuna bakıyorsunuz CHP’yi eklemiş. Bu aslında açıkça bir oy kaybının göstergesi olarak rahatlıkla yorumlanabilir.

İkincisi Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul İl Teşkilatı ile video konferans yöntemi ile görüştü ve bu görüşmede toplantıya katılanlara “Sokağa çıkma kısıtlaması günlerinde telefonla ulaşarak, çarşambadan itibaren de bizzat sahaya inerek, milletimize gidecek, kendimizi anlatacak, onun da derdini dinleyeceğiz.” dedi. Bu cümleler bile aslında durumu apaçık gözler önün seriyor.

Sözün özü böylece tek okuduğum köşe yazarını da artık okumuyorum…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz