Şanlıurfa Müzesi

Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi

Şanlıurfa’da ilk müze 1969 yılında açılmıştır. Ancak zamanla bu müzenin yetersiz olduğu görülmüş ve yeni bir müze inşaatına başlanmıştır. 3 katlı yeni “Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi”‘nin temeli 2012 yılında Balıklıgöl, AVM ve otellere oldukça yakın bir yerde, 60 bin dönümlük bir arazi üzerinde, 29 bin m²’lik kapalı alanda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından atılmıştır. Yeni yapılan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 24 Mayıs 2015 tarihinde ziyaretçilere açılmıştır. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi aynı zamanda Türkiye’nin en büyük müzesidir. 2016 yılında Türkiye’nin en iyi müzesi ödülünü almıştır.

Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi içerisinde 14 adet ana sergi salonu ve 33 adet canlandırma alanı bulunmaktadır. Müze içerisindeki sergi salonları kronolojik bir sıra içerisinde gezilmektedir. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi sergi salonlarında kronolojik olarak önce Paleolitik Döneme ait yüzey buluntuları ve canlandırmalar, Neolitik Döneme ait insan boyutlarında yapılmış dünyanın en eski heykeli “Balıklıgöl Adamı”, dünyanın en eski tapınağı Göbeklitepe kazı buluntuları ve canlandırmaları, Nevali Çori tapınağı, Kalkolitik, Tunç, Demir, Helenistik, Roma, Bizans ve İslami dönemlere ait en önemli eserler sergilenmektedir.

Yüzlerce insan ve hayvan figürünün işlendiği, oyma taşlar ve kitabelerin bulunduğu Arkeoloji Müzesi, ziyaretçilerini tarihsel süreç içerisinde yolculuğa çıkarırken, dönemlere göre oluşturulan salonlarda insanlığın gelişimine tanıklık etme olanağı tanıyor.

Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Dönemleri

Geziye ilk olarak insanlık tarihinin başlangıç noktası olan Paleolitik Çağ Salonu ile başlayan ziyaretçiler, burada insanların avlanma şekli, ateşi nasıl yaktığı ve toplayıcılık faaliyetlerini anlatan canlandırmalarla karşılaşıyor.

Müze gezisine devam eden ziyaretçiler, milattan önce 9 bin 500’lü yıllara tarihlenen ve dünyanın gerçek boyutta yontulmuş ilk eseri olarak bilinen 180 santimetre boyundaki Balıklıgöl heykelini görme imkanı buluyor.

Daha sonra Neolitik Çağ Salonu’na giren ziyaretçiler, burada Göbeklitepe, Nevali Çori gibi insanlık tarihine yön veren dönemlere ait eser ve imitasyonlarla geçmişe yönelik fikir edinebiliyor.

Ardından ise Kalkolitik Çağ Salonu geliyor. Bu salonda dönemin öne çıkan ticaret faaliyetleriyle ilgili canlandırmaları ve bölgede bulunan o döneme ait eserleri görebilen ziyaretçiler, Tunç Çağı’nda da Lidar Höyük’ten çıkan eserleri inceleyebiliyorlar.

Milattan önce 3 bin 500’e tarihlenen oyuncak ve düdükleri yakından inceleme fırsatı bulanlar, ardından bazalt malzemeden yapılmış eserlerin yer aldığı Demir Çağı Salonu’nda Roma Caddesi’nde yürüyerek, canlandırması yapılan cam atölyesi ile karşılaşıyor.

Arkeoloji Müzesi’nde son olarak İslami Dönem Salonu bulunuyor. Ziyaretçiler bu salonda dönemin tarihi eserlerini yakından inceleme fırsatı buluyor.

Şanlıurfa’da Nerede, Ne Yenir?

Şanlıurfa gezimiz sırasında akşama doğru oldukça acıktık. Acıktığımızda Balıklıgöl gezisini yeni bitirmiştik. Balıklıgöl civarında lokantalar mevcut, ancak Şanlıurfa’da yemek yemişken oldukça iyi bir yerde yememiz gerektiğini düşünerek orada bulunan Urfa’lılara nerede yemek yiyebileceğimizi sorduk. Bize Urfa’nın en iyi ve en uygun yemek yeme yerinin Haşimiye Meydanı olduğunu ve Balıklıgöl’e de yakın olduğunu söylediler. Biz de Haşimiye Meydanı’na gittik. Orada bir lokantanın üst katı aile yeriydi ve orada yemek yedik.

Yemek yediğimiz yerin adı “Ayneli Ocakbaşı’ydı. Burada Urfa Kebabı, Adana Kebabı, Ciğer ve tavuk şiş yiyebilirsiniz. Biz Urfa Kebabı ve ciğer denemek istedik. Kesinlikle tadı muazzamdı, oldukça memnun kaldık. Üstelik fiyatı da uygundu. Ustamız ve lokanta personeli oldukça ilgili, her sorumuza içtenlikle cevap veriyordu. Kesinlikle burada yemek yemenizi tavsiye ederim.

Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Resimleri

Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Haritası

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here